"MENU"

Bir önceki yazımda, online platformlarda görünür olmanın, işin için faydalarını anlatmıştım. Bu yazıda da görünür olma konusunda, özellikle biz kadınların taşıdığı endişelerden bahsedeceğim.

İşini tanıtmak ve büyütmek için yönettiğin sosyal medya hesabında, sıklıkla görünür olursan “acaba izleyenlerim taradından kendini beğenmiş algılanır mıyım” diye endişleniyor musun? Veya online platformlarda kendi fotoğraflarını paylaşmanın “kişiliğine uygun olmadığını” düşünüyor musun?

Eğer öyleyse acaba sürekli selfie’lerini paylaşan bazı influencer’lar gibi algılanmaktan korkuyor olabilir misin?

Önceki yazımda da belirttiğim gibi, kişisel marka fotoğrafları, sadece selfie fotoğraflarından ibaret değildir.

Kişisel marka fotoğrafları, SENİ, ve senin HİKAYENİ ANLATAN, ve vereceğin MESAJLARINI DESTEKLEYEN, idealinde Kişisel marka Fotoğrafçısı tarafından çekilmiş, markanın bütünlüğüne uygun fotoğraflar serisidir. Yani kendini, bir influencer gibi selfie’lerle ve altına koyduğun alakalı alakasız emojilerle ortaya koymak demek değildir! 🐙

Kişisel marka fotoğrafına bir örnek, çalışırken veya müşterinle görüşürken, kameraya bakmadığın bir fotoğrafın olabilir.

Eğer endişeni giderecekse, online’da görünür olmaya, kameraya bakmadığın bir fotoğraftan, veya ailenle ya da evcil hayvanınla birlikte bir fotoğraftan başlayabilirsin.

Kendine ait fotoğrafların “sayfana uygun olmadığı” inanışına sahipsen, öncelikle bunun sınırlayıcı bir inanış olduğunu söyleyebilirim. 

Kişisel markaysan markan SENsin. Kendine ait küçük bir işin varsa, hatta Steve Jobs’un yaptığı gibi büyük bir şirketin kurucusuysan dahi kendi yüzünü göstermelisin.

Sayfanın kontrolü, kendinle ilgili neyi paylaşmak istiyorsun bunun kontrolü sadece SENde!

Sayfanın estetik görünümüyle ilgili endişelerin için, çekimini markanın renklerine ve bütünlüğüne göre planlayabilirsin, ayrıca bu renkleri, ve font’larını belirleyerek Canva şablonlarını da kullanabilirsin. Kendi fotoğraflarını tutarlı bir biçimde edit’lemek için cep telefonunda Snapseed veya Lightroom kullanabilirsin.

“Dış görünüş”le ilgili endişelere gelecek olursam; sana bir sorum var, Bu mesleği NEDEN yapıyorsun? Sadece para kazanmak için olamaz, “esas” nedenin ne, işini büyütmek sana/müşterine/topluma ne kazandıracak? 

Sende bir yetenek, bir beceri var, ve bununla bazı insanların spesifik bir problemini çözebiliyorsun. Başkalarına yardım ederek hem o insanlarda, hem kendinde, ve kelebek etkisiyle toplumda bir değişime katkı sağladığını farkettiğinde, sence de mükemmel bir dış görünüş 2. planda kalmıyor mu? 

Dış görünüşü takıntı haline getirmeden, daha sık ve cömertçe görünür olarak daha çok kişiye ulaşabiliriz (çünkü istatistikler de bunu söylüyor), ve böylece, yaratmak istediğimiz dönüşümü hızlandırmış oluruz.

Bir de, kendimizi çok fazla ciddiye alabiliyoruz bazen. Seni takip edenler seni aslında öncelikle “KENDİ hedefleri” için takip ediyor (Russel Branson’a göre 3 ana hedef var: Parasal, Sağlık, ve İlişki hedefleri).

Sen izleyenlerine cömertçe fayda sunduğun sürece, eminim ki doğru kişiler seni takip etmeye devam edecekler. 

Cömertlikle görünür olduğunda diğer her şey kendiliğinden hallolur.

SETH GODIN

Ve lütfen KENDİN OL. Normalde pek makyaj yapan biri değilsen, makyaj yapmak zorunda değilsin, ya da çok hafif bir makyaj yeterli olacaktır. Profesyonel çekim için bile olsa, normalde müşterilerinin karşısına çıktığından biraz fazla bir makyaj yapabilirsin, düğün makyajına gerek yok!

Kilo endişen varsa, bunun seni durdurmasına izin verme. Bu konuda yardım alabilirsin. Ve kendini olduğun gibi kabul et. Daha ince gösteren pozlar ve açılar da var tabi, ben de arada Instagram’da paylaşıyorum bunları. Sonra, kıyafet ve renk seçimlerin de önemli.

Demin de bahsettiğim gibi mutlaka yüzünü / vücudunu yakından göstermekten bahsetmiyorum, masa başında ful konsantre çalışırkenki bir fotoğrafın, hatta belki o sırada senden ilgi bekleyen çocuğunun veya evcil hayvanının varlığı, duygusal bağ yaratmana ve etkileşimini arttırmana yardım edecektir.

Belki de kendi fotoğraflarınla görünür olmaya psikolojik olarak hazırsın ama bunu NASIL yapacağını bilmiyorsun:

Cep telefonuyla doğru fotoğraf çekebilmeye dair teknik bilgiler Internet’te bolca var. (Google ve YouTube hepimizin baş referansları). Ben de ışık vb. teknik detaylarla ilgili ipuçlarını @yesim.saracer de paylaşıyorum, onları “İPUÇLARI” adıyla IG highlight’larımda sabitledim.

Öğrenmek bitmeyen bir süreç, başlamak için “herseye bilmek” zorunda değilsin, yola çık, devam ettikçe ve pratik yaptıkça daha çok şey katarsın kendine. Teknik konularda daha çok bilgi ve ipucu edinmek istersen çok yakında bir e-mail gönderimine de başlayacağım, dilersen şimdiden e-mail adresini bırakarak listeme katılabilirsin.

Hikaye anlatan örnek fotoğraflar IG sayfamda var, ayrıca farklı pozlar için Pinterest’ten de ilham alabilirsin, çekimin için bir ilham panosu hazırlamak zaman alsa da çok zevkli, ama dikkat et, dozu fazla kaçırma, sosyal medyaya girip de çıkamamak diye bir şey var! 🙋🏻‍♀️

Bolca pratik yaptığında her geçen gün fotoğrafların daha da iyileşecektir. Fotoğraflarını kendin çekmekte zorlanıyorsan bir aile üyesi veya arkadaşından da yardım alabilirsin.

Şimdi cesaretini toparlamak için kendine bunları söyleyebilirsin: 

“Evet, endişelerim var ama bu endişelerime RAĞMEN görünür olarak insanlara yardım ediyor ve değer yaratıyorum.”

“Eğer ben görünür olmazsam, bu kişiler doğru yardımı alamayacaklar, ya da benim rakiplerime gidecekler, veya daha da kötüsü, bu işi doğru şekilde yapmayan insanlara ulaşacaklar.”

“Benim bir sorumluluğum var, bu web sitesini veya bu iş hesabını açarak problemi / ihtiyacı olan insanlara bir söz vermiş oldum, mesajlarımın daha çok kişiye ulaşması için kişisel markamın yüzü olarak mesajları ben vermeliyim.”

“İnsanların ne düşüneceğine dair endişelerimin ve kuruntularımın ya da teknik bilgisizliğimin …… (seni durduran her ne ise) beni durdurmasına izin vermeyeceğim.”

İlk adım için “parçalara bölme stratejisi”nden de faydalanabilirsin. IG paylaşımların için sadece fotoğraflar değil, hikaye anlatan veya bilgilendirici yazılara da ihtiyacın var. İşe, bu yazıların ana konularını düşünerek başlarsan, onlara uygun fotoğrafların neler olabileceğini de daha iyi belirleyebilirsin. Unutma, planlama en iyi yardımcın!

Ayrıca “küçük kazanımlar stratejisini” de uygulayabilirsin. Yani bebek adımlarıyla başla ve kendine şunu sor: “Görünürlüğümü arttırma yolunda bugün yapabileceğim 1 şey nedir?”.

Cevabın, görünürlük yolculuğunda nerde olduğuna göre değişecek. Mesela düzenli olarak görünür olan biri için, “kişiliğini” yansıtan bir fotoğraf paylaşımı planlamak olabilir o 1 şey. Daha önce hiç kendini paylaşmamış biri için, kendini anlatan bir çalışma masası detayıyla başlamak iyi olabilir ; veya çok uzun zamandır görünür olmadıysan kendini tanıştırdığın bir paylaşımda bulunabilirsin.

Online’da çok fazla oyuncu var, rekabet yoğun. Seninle aynı işi yapan kim bilir kaç kişi daha var. Peki müşteriler neden onlara gitmesinler de sana gelsinler? Neden bu hizmeti senden alsınlar?…. 

Unutma, işini “eşsiz” kılan unsur SENsin. Yani kişisel bir marka olarak rakiplerinden sıyrılmanın yolu SENden geçiyor.

Görünürlüğünü arttırma konusunda bugün yapacağın 1 şey ne?